Açılın bordo bedelli geliyor: Bedelli askerliğe başvurdum!

Tarih: 08 Kasım 2018 Per 4:03 | Bu yazı 27 kez okundu.

İyi bok yedin diyorsun değil mi sayın okuyan? Valla hiç evliyim ve çocuğum var tribine, işte çalışıyorum müşteri bekler gibi klasikleşmiş bahanelere sığınamayacağım. Bende biliyorum, sende biliyorsun, herkes biliyor ülkenin durumunu. Yaş olarak vurmuşken askerliği yapıp yoluma devam edeyim dedim. Eskisi gibi insanlarımız artık vatan, millet, sakarya demiyor. Belki de diyemiyor. Bugüne kadar dendi de ne oldu diyorlardır belkide içlerinden… “Ama siz yine de demeyi bırakmayın. Öyle duygular her ülkeye nasip olmaz.” dedi bir bordo bedelli. Bedelli başvurup böyle konuşmak da pek abes oldu sanırım değil mi?

Hatırlar mısınız bilmem, önceleri askerlik yapmak erkekler için gurur kaynağıydı. Ne kadar fazla askerlik yapılırsa o kadar övülürdü bir erkek. Gerçi hala günümüzde var böyle insanlar, övenler ve övünenler. Bir de ne övünüyoruz ne de senin gibi bedelliye başvurduk ulen diyenler var. Ülkede her telden adam bulunabiliyor hıamna valla şahaneyiz. Yavvv kardeşim karşımıza terörist koydular da biz mi sıkmadık? Aldığı nefesi bile mikerdim şahsen ama soğan patates soymak falan bize göre değil. Yani en azından askerlik bu olmamalı. Haklıyım değil mi? Haklıyım bence.

Yıl 2018… Bedelliye başvuran kişi sayısı 750 bin! Ne kirli çıkı ülkeymişiz. Bu rakam 300 bin civarındayken ben de başvurumu yaptıştım. Hükümet dahil herkesin hedeflediği rakam toplam 400 bin civarıydı ilk başlarda. Herkes şaşırdı 750 bin sayısına. Üsttekiler bile şaşırmış duruma. O kadar kirli çıkı ülkeyiz. Ama diğer yandan bakarsak öyle bir anda bedelli çıkarıldı ki hemen ardından dolar arttı, ülkede kimine göre gizli kriz oluştu, para dönmemeye başladı, kredi faizleri arttı derken rakam 750 bine kadar çıktı. Ama bizim insanımıza koyar mı? Koymaazz. Anladık ki bunca zama ve zorluğa rağmen genç kesim 6 ay veya 1 sene askere gitmek istemiyor. Hiçbir anne-baba oğlunu normal asker olarak göndermek istemiyor. Bu açık bir durum artık. Çünkü artık ebeveynlerimiz de çekiniyor. İstek olunca hükümet ne yapsın? Her seçim yaklaştıkça bir strateji oluyordu, bu yılınki de bu oldu ve bizde faydalanmış olduk.

Artık eskisi gibi değil askerlik. Bunu ben değil gidenler söylüyor. Bir kez askere gittikten sonra “yine olsun yine giderim” diyenlerin sayısı bir elin parmağını geçmez. (Gitmek isteyen varsa da tutan yok zaten.) Hatta tam tersi “keşke bizim dönemimizde bedelli askerlik çıksaydı da gitmeseydik” diyenler çoğunlukta. Ama kimi de var gidip normal yapmışken bedelliye karşı durayım düşüncesine kapılıyor. Dedim ya bizim ülkemiz şahane, her türlüsü var.

Haa unutmadan! İlerleyen dönemlerde bedelli askerlik çıkar mı bilmem ama ben yine de başvuru aşamalarını ufaktan yazayım ki haber sitelerindeki düz bilgiler aklınızda kalmasın.

1. aşama: E-devlet ASAL Bedellik Askerlik üzerinden başvur, oluşan formu çıkarttır ve formda istenen bazı evrakları tamamla.

2. aşama: Ziraat Bankası’na 15 bin yatır. 3 dekont veriliyor, onu al ve askerlik şubesine geç.

3. aşama: Askerlik şubesinde sıranı al ve orada verilen formu eksiksiz doldur. Sıran gelince tüm evrakları ver.

4. aşama: Askerlik şubesi işlemleri bitti. Şimdi tekrar e-devlet gir ve muayene için yoklama yaptır.

5. aşama: Yoklamanın ilk şartı başvurmaktı. Bu tamam. İkinci kısım ise aile hekimine gidip tedavi olmak. Aile hekimine tedavi olduysan eğer başka bir işlem yok. Aile hekimi sisteme onayı düşüyor, ardından askerlik şube onayı veriyor o kadar. Her şey otomatik aile hekimi sonrası. Eğer hastaneye sevk edildiysen, hastane sonrası verilen raporla beraber tekrardan askerlik şubesine git ve evrağı teslim et.

6. aşama: Gideceğin yeri ve tarihini beklemeye başla. Başvuru tamam.

Artık askerlik ülkemizde tamamen profesyonele dönüyor. En güzelini yapıyorlar bence. Artık çok aşırı milli duygularla yapılmıyor sanırım. Sadece yemin törenlerinde “oww biz neymişiz” diyorsun o kadar. Gururlanıp şaha kalktığın sıra bir tek o anlar sanırım. Ama bu demek değil ki bizim askerimiz kötü. En ruhsuz halimiz bile bu ülkeyi herkese dar etmeye yeter. Ayağınızı denk gelin diyeceğim ama şimdi ben burda kendi kendime niye böyle atar yaptım anlamadım.

Neyse, konu hassas zaten. Doğruları söylüyorum diye dokuz köyden kovmasınlar sonra. Daha uzatmayım.

Çavs…

Hayat çok acaip ya KPSS falan #kpss2018

Tarih: 23 Temmuz 2018 Pts 18:28 | Bu yazı 280 kez okundu.

Sınava dün girmeme rağmen yazıyı anca yayınlama fırsatım oldu. Kusura bakmayın falan diye yazıyı uzatsam mı diye düşünüyorum ama pek umrunda olduğunu düşünmüyorum bu durumun sayın okuyan. O yüzden kusura mı bakarsın, dışarıda gezen kızlara mı bakarsın ne bok yersen ye. Ben yazıma devam ediyorum istiyorsan okursun. (Nasıl trip attım ama kendi kendime)

Dün iki kez KPSS’ye girdim. İlki klasik olan sınav. Her telden tipin girdiği, en ufak umudu olan ama hiç bilgisi olmayan, dershane eğitimi alıp full çekecekmiş gibi her boku bildiğini sanan, okunmuş pirinci yedikten sonra sınava girip 8. soruda ona cevabı yukarıdan ileteceklerine inanan, KPSS’ye KPSS sınavı diyen diye uzatabiliriz. Peki sen nesin aq diyen varsa da inanın bir bok değilim. Bir bok olmadığım gibi acaba hangi bokun lacivertiyim diye merak edip bu sınava girenlerdenim. Bu yıl mezuniyet falan derken hiç çalışmadığım, çalışsam da çok fark olacağını düşünmediğim, çalışıp yüksek puan alsam da torpil bulamayacağım için pek önemsemiyorum bu sınavı. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Sınavdaki zorluk derecesini herkese sorarlar. Bana soracak olursanız Türkçe ve matematik kolaydı. Ama tarih ve coğrafya zordu. Düzenli çalışan biri için bana göre hepsinin yapılabilir seviyesi vardı. Çok zorlamamışlar bu sene. Açığa almalar sonrasında memurluğa çok adam mı lazım ne?

Öğleden sonra ise Eğitim Bilimleri sınavına girdim. Alan sınavıymış sanırım. İşletme mezunu olarak hiçbir işime yaramayacak ama yanlışlıkla başvurduğum bir sınav oldu. Yanlışlıkla da olsa 60 lira verdik boşa gitmesin dedim ve hem kendimi test edeyim hem de kalem silgi boşa gitmesin diye kendimi sınavda buldum. İnanın normal KPSS’ye göre çok daha kolay sorular soruluyor. Bilgi değil tamamen yoruma dayalı sorulardan oluştuğu için çalışmasanız da yapabileceğiniz düzeyde. Ama siz yine de çalışın, rakip çok.

Ha bir de şu sınavları gözünüzü seveyim sabahın köründe yapmayın. 10:15’de sınav başlıyor, 10:00’da okula giriş yapmış olmak gerekiyor ve haliyle 08:00 civarı uyanmak gerekiyor. Okul uzaksa hele 07:00’de uyanmak gerekiyor. Eğitim bilimleri sınavını nasıl ki 14:45’de yapabiliyorsanız buna da bir çare bulabilirsiniz. Sabah zinde olunuyor bla bla bla muhabbetlerini bir kenara bırakalım lütfen. Konu geleceği olunca normal hayatında ilerizekalı olup sabah çok zeki sınava girmiyor. Akşam neyse sabah da o. Adam zaten o sınav için 1 yıl çalışmış, odaklanmış hedefe. Gece 03:00’da yapsan da uyumayıp gelir merak etme.

  • gaziantep escort escort gaziantep izmir escort bayan escort izmir ankara escort bursa escort bayan bodrum escort