Pinterest için: Google Adsense Hesabı Alma Aşamaları

Tarih: 07 Ocak 2019 Pts 23:07 | Bu yazı 8.695 kez okundu.

Pinterest’e başlayacaksınız ama ortada ne siteniz var ne de Google Adsense hesabınız. Sizler ile yazının devamında sıfırdan bir site kurup “Adsense nasıl alınır?” sorusuna cevap vermeye çalışacağım.

Anlatıma başlamadan bu konularda ücretli olarak destek veren arkadaşlardan özür diliyorum. Kimseden Pinterest veya Adsense konusunda ücretli eğitim almadım. Kimsenin taktiğini ücretsiz satmadığımı bilmenizi isterim.

Kendi sitelerimden örnek vererek işe başlıyorum.

Alan adını .site ve .online uzantılı keyword kelimelerden seçtim. İsimtescil üzerinden aldım ve 0.99 dolar yani 6 liraya falan denk geldi. Toplamda 8 adet domaini kayıt ettim. Hostingi R10 forumu üzerinden aldım. Firma ismi söyleyip reklam yapmak istemiyorum. Açacağınız siteye uygun yabancı lokasyon reseller alabilirsiniz. Reseller diyorum çünkü Pinterest işi tek siteyle olacak iş değil. Reseller ile cebinizden çıkan rakam daha uyguna geliyor.


Başlayalım…

İlk olarak siteyi basit şekilde kurdum. Ardından içerik çekim işlemine geçtim. İçeriği RSS Poster, özel bot veya manuel olarak çekebilirsiniz. Ben özel bot yaptırarak çekim yaptım. İçeriği resimleriyle beraber hostuma çekiyordum ve görsellerin ismini bot otomatik olarak yazı başlığı-1.jpg tarzında sıralıyordu. (bazı sitelerdeki bot bunu yapmıyordu ve aşağıdaki eklenti listesinde yer alan eklentiyle isimleri değiştirebiliyordum) Özgünlüğü ise Watermark tarzı eklentilerle yazı üzerine site ismi yazarak halletmeye çalışıyordum. Çekilen içeriği ise aynı şekilde yayınlamak yerine mutlaka spinliyordum. Spinleme işlemini Wp Spinner eklentisi ile yaptım. Sitelerde kullandığım tema hep aynıydı. Aynı görüntü, aynı sayfalar ve spinlenmiş içerikler… Site içi linkleme olması açısından da bazı kelimeleri kategorilere linkledim.

Sitelerde kullandığım eklentileri bu mesajımda detaylı olarak yazmıştım.

Siteleri kurarken herkes sadece Pinterest odaklı olacağı için 1 günde 2k içerikle siteyi doldurup güncelleme almamış Adsense hesabıyla kazanmaya çalışıyordu. Yani Google ve sıralamalarını pek önemsemiyordu. Ama bizim elde Adsense hesabı olmadığı için ve Pinterestten kazanç kesin olmadığı için Google’ı ve sıralamalarını görmezden gelemezdim. Pinterest olmazsa en kötü tanıtım yazısı veya link satardım eskimiş bol indexli yabancı sitelerden. Her güne 3 adet içerik zamanlayarak bir insanı doyurur gibi siteleri doyurmaya başladım. Bunları yaparken her gün sitelerin sitemap.xml dosyalarını güncellemeye ve index aldırtmaya çalışıyordum. Bütün siteleri bu yüzden search console ekledim. Takip için analitiğe bağladım. Yaklaşık olarak 100 kadar içeriği spinledim ve zamanladım. Yani 100 içerik yaklaşık 1 ay yetecekti. Eğer Adsense onayı alırsam bu yazılara daha fazla zamanlanmış yazı ekleyerek siteyi devam ettirecektim.

Tüm sitelerde zamanlama işlemleri tamamlanınca pinterest tarafına geçtim. Chrome ile girerseniz 3 hesabı birbirine bağlayarak devam edebiliyorsunuz. 3 site yani. Opera indirip onda da 3 hesabı birbirine bağlayabiliyorsunuz. (Bu paragraftaki dediğimi WP Pinterest Automatic kullananlar daha iyi anlayacaktır çünkü eklenti ayarlarında bu gerekiyor)

Pinterest Automatic eklentisi ise 50-150 dakika arasında sürekli içerikleri pinliyordu. Göze batmadan ilerliyorduk yani. Bugün ise Adsense onayı aldığı için 10-60 dakika arasına düşürüp devam ediyorum.

Aradan yaklaşık 1 hafta geçti. İçerikler biraz biraz dolmaya başladı. 20 civarı yazı olduğunda ben adsense başvurusu yaptım. Şu an ise yaklaşık 30 civarı içerik var. Aradan geçen süre ise yaklaşık 3 gün. Bugün ise onayı aldı.

Siteleri kurmadan önce Pinteresti bir bot gibi aradım, taradım. İçerik değil rakipler neler yapıyor onlara baktım ve ona uygun şekilde sayfalar hazırladım. Sonra bu taradığım sitelerin çoğunun TR odaklı olduğunu fark ettim. Maşallah bizimkiler iyi çalışıyor.

Sitede açtığım olmazsa olmaz sayfalar ise şu şekilde:

ABOUT US – AUTHORS – PRİVACY POLİCY – DİSCLAİMER – ADVERTİSE HERE – CONTACT US

Açtığım sayfaların içeriklerini de full kopya şekilde aldım. İçeriklerinde sadece siteismi.com bölümlerini değiştirdim. Ne işe yararlar, Adsense hangisini ister bilmiyorum. Fazla olsun az olmasın mantığıyla gittim. Sitelerin üst yani header bölümünde kategoriler, alt yani footer kısmında ise üstteki sıraya benzer şekilde yan yana sayfa isimleri var.

Şu an bu şekilde siteler sorunsuz devam ediyor. Sitelerde pek hareketlenme yok. Bazısı sıfır, bazısında ise birkaç ziyaretçiden öteye geçmedi şimdiye kadar. Ama dediğim gibi, Pinterest bir sosyal medya. Facebook kullanır gibi kullanıyoruz. Eğer hitlenmez ise bu sürede siteler eskiyecek ve bolca indexli siteler elimde kalacak. Güzel çalışmalar yaptırıp sitelerden tanıtım yazısı ve backlink satarak da zararımı uzun vadede çıkarabilirim. O yüzden Pinterest kurarken mutlaka Google’ı unutmayın. Özellikle Adsense hesabınız yok ise.

WordPress rich pin nasıl yapılır bilmiyorsanız mutlaka makaleme göz atın. Sitenizin Pinterest’te gelişimine katkısı çok büyük.

Dipnot: Anlattığım işlemler dili İngilizce olan sitelerde yapılmıştır.

Aklınıza takılan soruları yazı altından iletin lütfen. Bol kazançlar…



Değmeyin keyfime, Bedelli askerliği tamamladım!

Tarih: 19 Aralık 2018 Çar 11:17 | Bu yazı 176 kez okundu.

21 günlük bedelli askerlik hizmetimi tamamlayalı 3-4 gün oluyor. Birkaç gün kafa istirahati verdim kendime. Çünkü insan sivil hayata alışamıyor. Yemek düzeni, uyku düzeni ve alıştığın her şey bir anda değişiyor. Garipsiyorsun.

Önceki yazımda belirttiğim gibi Samsun Esentepe kışlasında bedelli askerliğimi yaptım. Bizim askerliği yaptığımız yer 15. Piyade eğitim tugayı, 5. piyade eğitim taburu diye geçiyor. 2018-Kasım celbindeydim. Gidişim pazar gününe denk gelmişti ve açık kuaför bulamamıştım. Tıraş olmadan otobüsle Samsun’a gittim. Samsun’da teslim olmadan önce merkeze iner, saç tıraşımı olur öyle girerim düşüncesindeydim. Kışla içinde uzun dönem erler tıraş ediyor deseler de pek güvenemedim. Samsun otogara indiğimde içinde kuaför gördüm ve direk içeri tıraş olmaya girdim. Bedelli askerliğin sonuna kadar takılacağım, ranza arkadaşım olacak kişilerle burada tanıştım. Benle beraber 4 kişi ilk olarak merkeze indik. Karnımızı doyurup biraz dolaştık ve bize yatırılan yol ücretini PTT’den alıp taksiyle kışlaya geçtik. Gazamız mübarek olsun deyip direk teslim olduk.

Girerken normal erler tarafından valizler açtırılıyor ve kontrol ediliyor. Mp3 player, telefon veya akıllı saat kabul edilmiyor. Kontrolün yapıldığı yerin yakınlarına da PTT standı açılmış. Eğer kabul edilmeyen bir cihaz ve eşya varsa PTT üzerinden evinize geri gönderiyorsunuz. Emanet yok. Sadece girişte markete emanet bırakılıyor ama o da ne kadar güvenilir bilemem. Ben bırakmadan eve gönderdim.

İçeride her 250 kişi 1 bölük yapıyor. Öyle ayarlamışlar. Toplamda 5 bölük oluyor içeride. Toplamda 1250 kişi falan bedelli askerliğini tamamlıyor bir anda. İçeri girerken herkesi sırayla alıyorlar. Kontrol sonrası listeye isminiz yazılıyor. Şansınıza hangi numaraya denk gelirseniz o sizin numaranız oluyor askerlik bitene kadar. O numarayla çağrılıyorsunuz, verilen belgeleri o numara ile dolduruyorsunuz. İşlemleri bitirir bitirmez sizi direk bölüğünüzün binasına götürüp odanızı ve ranzanızı gösteriyorlar. Valizleri bırakıp tekrardan sırayla kamuflaj almaya gidiyorsunuz. Kimse size kaç beden giyiyorsun diye sormuyor maalesef. Uzun dönem erler görevlendirilmiş ve göz aşinalığı olmuş sanırım. Herkese uyacak şekilde veriyorlar kıyafetleri. Dar gelirse değiştirilebiliyor ama bol gelirse 21 gün çuval gibi geziyorsunuz. Sivil bir insanı bırakın araç bile göremediğiniz için bu pek de önemli gelmiyor açıkçası. Bir tek bot için ayak numarası soruyor ve söylediğiniz rakamın bir numara üstünü veriyor. Parka dışında verilenlerin hepsi sıfır ürün.

Neyse işte odalara geri döndük kamuflajları giyinmeye. Herkes acaba üstümde nasıl duracak diye merakla giyiniyordu. Valizleri sivil depoya koymamız istendi ve 21 gün işimize yarayacak şeyleri dolabınıza koyun dendi. Her gün belli saatlerde sivil depo açılıyordu ve gidip valizden bir şeyler alabiliyorduk. Dolap küçük. Her şeyin sığmasına imkan yok. Mecbur yedek getirdiğimiz eşyaları valizlere koyup kaldırmak zorunda kaldık.

Askerlik başladı bu dakikadan sonra…

İlk hafta bolca belge doldurarak geçti. Sayım ve evrak doldurma dışında pek bir şey yapmadık. İlk günler her iki saatte bir sayım oluyordu. Rakam hep aynı çıksa da niye sürekli sayım yaptığımızı anlamıyorduk.

İkinci hafta silah eğitimleri oldu. G3 piyade tüfeği ile 3 atış yaptık ve atış yaptığımız kağıt dosyamıza eklendi. Ekstra olarak fotoğraf çekimi oldu. 50 lira karşılığında ufak albüm yaptırabiliyorsunuz ve bu albüm 5 fotoğraftan oluşuyor. Başlarda ne para vereceğim falan deseniz de o an gelince herkes çıkarıp anı kalsın diyerekten parayı çıkarıp verdi. Valla billa almayacağım diyen adamı bile para verirken gördüm yani.

Son hafta ise tören provalarıyla geçti. Bize izmir marşı ile piyade marşını ezberletip söylettiler. Marşlar söyleyerek rap rap rap diye bot vuruyorduk yere her gün. İnsan istemese de ezberliyor o marşları. İzmir marşını ben biliyordum zaten ama piyade marşı biraz zorladı.

Tören günü ise marşlar söylendi, yemin edildi, yürüyüş tamamlandı ve ailelerle 15 dakika fotoğraf vs. izin verildi. Son gün valizler toplamıştık zaten. Hızlıca odalara geçtik ve sivil kıyafetleri giyip dışarı çıktık. Biraz bekleme sonrasında kamuflajı teslim edip terhis belgelerimizi aldık ve çıktık.

İyi niyetli komutanlar ve sürekli iyi davranıp ilgilenmeye çalışan uzun dönem erlerin sayesinde günler zor geçmedi şükür. Ama yine de askerliğin başlı başına bana uygun olmadığını gidince anladım. Çok fazla disiplinin olduğu ve mantığın aranmadığı bir yerde ben duramam kankiii. “Sivil hayatınızı unutun, burada askeri mantık var” deniyor. Uzun dönem giden erler bile durumu anlamamış, bu mantıksızlığı sorgulama şansları bile yok. Emir komuta zinciri var. Denileni yap ve köşene geç. Sorgulama yok. Haliyle bedelli yapana biraz garip geliyor bu durum. Bizim bölükteki kişilere iş getirseler hemen “bu iş kitapçıkta yazmıyor, biz yapmayız, bedelliyiz” diyorlardı. Ama yine de bizim komutanlar iyi niyetliydi bence. Karşı gelene yada abes konuşana az fırça atıyordu veya otur-kalk yaptırıyordu ve konu kapanıyordu. Uzun dönem askerler bunu yapsa her gün iş veriyorlar veya çarşı izinlerini iptal edebiliyorlar. Daha katılar onlara karşı. Uzun dönem askerlerin çoğu da bedelli yapmayı doğru buluyor ama kimi parasızlıktan kimi de zamanı denk gelmediği için uzun dönem askerlik yaptığını söylüyordu.

Bedelli askerliğin bana denk gelmesi iyi oldu. Erkekler için iş hayatında büyük bir engel niteliğindeki bir durumu 21 günde bitirip aradan çıkardım. Değmeyin keyfime…