Kişisel kategorisindeki yazılar

Yeni parfümüm: Zara Gold!

Tarih: 21 Haziran 2014 Cts 2:30 | Bu yazı 12.734 kez okundu.

Bu zamana kadar sayısız parfüm değiştirmişimdir. Armani Code, Lacoste, Diesel ve Caldion gibi sayısız parfüm kullanmışımdır. Fakat hiçbirinde tam aradığım kokuyu bulamıyordum. Eksik kalan bir şeyler var gibiydi. En sonunda Zara Gold aldım ve bu parfümü kullanmaya başladım. Kokusu gerçekten muhteşem.

Bugün sinema için Ankamall’a gittiğimiz sırada Zara’ya uğrayıp iki kutu Zara Gold parfüm aldım. Tanesi 20 liradan toplamda 40 lira ödeyip çıktım. İlk incelemeyi hemen sevgilimin eline sıkarak test ettim. Biraz şekerimsi ve albenisi olan kokuya sahip. Mutlaka alıp denemeniz gerek. Sokaklarda veya internette satılan replika yani yan sanayi parfümleri bu zamana kadar bende denerdim fakat bu çok başka. Orijinal bir parfüme 20 lira vermek çok olmasa gerek değil mi? Ürünün kutusu parfüme göre biraz büyük duruyor ama her gün üstümüze üç kez sıksak uzun süre yetecektir.

Kullandığım eski parfümlerin nasıl koktuğunu merak edenler olabilirler. Hemen söyleyeyim. Armani Code orta düzey kokusu var fakat çok sıradışılık aramayın bu kokuda. Burnu gıdıklayan bir kokusu yok açıkçası. Lacoste gerçekten mükemmel bir kokuydu. Bende yeşil kabı olanı vardı. Çok hafif ve yaz ayları için ideal bir kokusu, parfümü bitirene kadar kullanmaya itti beni. Diesel ise tam bir erkek kokusu. Ağır bir kokusu var ama kalıcı. Ben sıktığımda üstümden gitmezdi kokusu. Caldion ise ilk kullandığım parfümdü ve severek kullanırdım fakat kokusunu hatırlamıyorum. Armani Code tarzı bir şeydi ama. O yüzden tekrardan almamıştım.

Bakalım Zara Gold uzun zaman kendinde tutabilecek mi beni?…

Gittik: Kış Uykusu

Tarih: 20 Haziran 2014 Cum 0:19 | Bu yazı 2.451 kez okundu.

Gittik ama keşke bu filme girmez olaydık. Bugün yine hatunla sinemaya gittik. Kafamızda başka filmler vardı ama Kış Uykusu’ndan başka düzgünce film yoktu. Hep çizgi film vardı. Biz de hatunun israrı ile üç saat sonra başlayacak olan Kış Uykusu filmine bilet aldık. Alırken yerimizi kendimiz ekrandan seçebiliyoruz ve o sırada salonun bomboş olduğunu gördüm. Her yerde yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve ödüllü denilen film için tüm salon nasıl boş olabilirdi? Neyse dedik ve gezmeye başladık. Film başlayıncaya kadar yemek yedik, gezdik, kıyafet aldık derken vakit geldi ve girdik iki numaralı salona. Bilerek salonun en üstünden almıştım fakat o da ne? Tam da bulunduğumuz yerin önü, solu, sağı hep insan kaynıyor. Fakat öyle bir kalabalık ki salonun sadece dörtte biri dolu. Şaşırdım, kaşırdım, maçıldım, saçıldım derken film başladı. İlk başlarda elbette filmin ne olduğunu yavaştan çözmeye çalışıyorsunuz. Haliyle sıkılmıyorsunuz. Fakat bu filmin aksiyonsuz, hiçbir şey anlamayacağınız berbat bir ilk yarısı var. Her dakika içinizden “herhalde bir şey olacak ve bir olaya giriş yapacaklar ve film devam edecek” diyorsunuz. Ama yok, tek iyi yer yok. Salonda insanlar sıkıntıdan patladı. Öyle ki biri gerçekten patladı ve osurdu. Bu osurukçu abiler hep bizi mi buluyor anlamıyorum ama adam bildiğin osurdu. Kim yaptı lan falan derken ilk yarısı zaten bitti. Filmin ilk yarısı inanmayacaksınız ama tam iki saatti. Normalde bir filmin süresi iki saat olur ama bu filme torpil yapmışlar gibiydi. Böyle sıkıcı bir filmi kim 3-4 saat izleyebilir ki? İlk yarısından itibaren bu filme devam etmedik ve eve döndük. Salondaki çoğu kişi de böyle yaptı herhalde.

Sinema biletleri için cinemaximum vs. uğraşmayalım diye 24 liradan olduk ama içim acıdı. İzlediğim filmde aklımda kalan veya bana anlatmak istediği tek nokta yok. Böyle konusu olan bir film tek başına izlenmez, sevgiliyle izlenmez, arkadaşınla izlenmez. Kim izler bu filmi? Kimler izlemiş de ödül vermişler? Filmin neyine ödül vermişler? Filmde rol alan kişilerin ne kadar değerli sanatçılar olduklarını biliyoruz. Rolleri de bir o kadar süper. Ama filmde neden bir şey yoktu? Bize ne anlatmak istiyordu gerçekten hala anlamadım. Hiç değilse parasını verdik konusunu anlatın da bilelim diyebileceğim biri de yok. Resmen 24 lirayı aldım, elimle çöpe attım.

Size tavsiyem gençler, abiler, ablalar, kardeşler, dayılar, yengeler, hatçeler, pelinler, zülküfler… Bu filme gitmeyin demek istemiyorum. Gidin ve ne cacık olduğunu görün diye gidin istiyorum. Madem ödül almış, madem birileri bu filmde bir şey görmüş, gidin sizde izleyin ve ne gördüğünüzü, anlatmak istediğini kafanızda kendinize sorun. Bakalım cevap alabilecek misiniz kendinizden…

Hadi öptüm üçgen vücut gençlik…

Otelde staj dönemi nasıl geçer ki?

Tarih: 30 Nisan 2014 Çar 0:58 | Bu yazı 6.467 kez okundu.

Malumunuz üniversitede zorunlu stajlar oluyor. Bölümümde halkla ilişkiler ve tanıtım olunca, haliyle bankalarda, otellerde, belediyede veya insan kaynakları departmanı olan yerlerde staj görmek zorunda kalıyorsun. Bende tanıdık vasıtasıyla otelde staj yapmak için kendime yer ayarladım. İnanın staj için yer bulmak ölüm gibi birşey. Eğer tanıdığınız veya iş çevreniz yok ise bulmanız iki kat daha zorlaşıyor. O yüzden demem o ki, yazın staj yapacaksanız eğer mutlaka iki-üç ay önceden kendine staj yapacak yer bul. Yoksa okuldaki arkadaşlarım gibi zorda kalırsın ve kara kara düşünürsün. Gerçekten stajın telafisi de yok. Kesin bulman gerekli, bulduğun yere dosyanı onaylatman gerekli, onaylattığın dosyayı bir de danışman hocana götürüp onaylatman gerekli… Gerekli işler bitmiyor anlayacağın. Bir de bunları yaparken de hızlı olacaksın. Bizim okuldaki çoğu arkadaşımın staj yerini bulamayıp kara kara düşünmesinin nedeni, staj onay tarihinin bir ay önceye alınmasından dolayı. Yani bir hafta sonraya kadar danışman hocaya onaylatmak gerekecek. Ne ara bulacaksın, ne ara onaylatacaksın, ne ara hocana götürüp onaylatacaksın? Gerçekten çok çok zor. Kısaca ya paşa paşa yapacaksın ya da stajdan direk kalacaksın.

Şimdi öncelikli olarak bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlarım için birkaç aşama yazayım. Benim gibi çoğu üniversite birinci sınıf öğrencisi stajın ne olduğunu bilmez, stajerin ne iş yaptığını bilmez, nereden staj yeri bulunur bilmez. Şimdi biraz bu noktalara parmak basayım ben.

Staj yapmak için öncelikli olarak bulunduğun bölüme uygun olan büyük firmaları araştıracaksın. Yani muhasebe bölümü okuyup, gidip stajı otelde yapma. Mali müşavirlik yanında veya özel yerlerde yap. Halkla ilişkiler bölümü okuyorsan üstte belirttiğim gibi otellerde, belediyelerde, özel sektörde veya bankalarda stajını görebilirsin. Staj yerini bulmak için internetten hiç araştırma yapayım deme. Çünkü kimse “stajer arıyoruz” demez. Stajer kişiler hep öğrencilerdir ve öğrenci firmanın ayağına gider. O yüzden direk olarak yüz yüze konuşmayı veya form doldurup vermeyi tercih et. Seni stajer olarak alacak olan firma seni amele gibi çalıştıracak, bundan hiiiç şüphen olmasın. Beni çalıştıracaklar, eminim bundan. Benim stajım 30 iş günü, haftasonlarıyla birlikte 45 gün olacak. 30 iş günü yapacağım stajda inanır mısın ne yapacağımı bile bilmiyorum ben. İşte bu bilinmezlik yüzünden gittiğimiz her yerde bilgisiz gibi kalıyoruz ve insanların eziklemesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Turizm bölümünde okuyup da otelde staj yapan arkadaşım “komiden daha kötü görüyor ordaki şefler, patronlar stajerleri!” diyor. Gerçekten böyleyse eğer sıçtığımın resmidir.

Allah staj gören ve görecek olan bütün öğrencilere kolaylık versin…

Toplam 14 sayfa, sen 5. sayfadasın.5610
  • Eskişehir Escort Bayan kayseri escort İzmir Escort antalya escort ataşehir escort Bodrum Escort Bayan ankara escort maltepe escort türk porno malatya escort bayan Ankara Escort Bayanlar izmir escort porno porno izle